Nietzsche Ağladığında 2 

“Doğru seçimin yolu ancak hakikatin güneşinde açılır. Başka türlüsü mümkün değildir.”

Bizler gerçekleri göremezsek doğru seçimler ya da iyi seçimler yapamayabiliriz. İnsan ancak gerçekleri görebilirse seçimlerini daha sağlıklı bir şekilde yapabilir. 

Ölümün ödülü ise artık tekrar ölmeyecek olmamızdır: Hangimiz yaşarken ölmedik ki bir şeyler uğruna? Ama bu dünyadan göç etme anlamına gelen ölümde ise bir daha ölmeyecek olmamız biz insanlara eşit verilen tek şeydir diyebiliriz. 

Kimsen o ol: Aslında bu sözü yazmak konusunda biraz tereddüte kapıldım. Çünkü düşünüyorum da günümüz dünyasında kendin olmak mümkün müdür? Bu konu hakkında ayrı bir yazı yazmak daha iyi olabilir diye düşünüyorum…

İnsanın kendisini bir başkasına açması ihanete davetiye çıkarmaktadır: Evet kesinlikle. Zaten eğer herkes kendini karşısındaki kişiye açsaydı dünya cehenneme dönerdi büyük ihtimal. İnsanların birbirine karşı saygısının olabilmesi için birbirlerinin hakkında herşeyi bilmemeleri daha doğru diye düşünüyorum. Her insan bazı şeyleri gizli tutmalıdır. Örneğin karşınızdaki kişi size açılsaydı ona bakış açınız aynı kalır mıydı? Örnek sadece. Ama şu bir gerçek ki kendini anlatan değersizleşir. 

Beni öldürmeyen güçlendirir.

Hepimiz bir çok parçadan oluşuruz ama biz o her parçanın haykırışlarından değil onlara verdiğimiz tepkilerden sorumluyuz.

Gerçek soru ise gerçeğe ne kadar katlanabileceğimizdir: Her birey farklıdır o nedenle herkesin gerçeğe katlanabilme gücü aynı olmuyor. Herkes çok fazla gerçeği kaldırmaz. Evet gerçekten asıl soru kişinin gerçeğe ne kadar dayanabileceği olmalıdır. Konudan bağımsız olarak aklıma bir söz geldi. “İçinde bulunduğun durumdan o kadar huzursuzsun ki, sadece ona odaklanmışsın. Gözün başka hiçbir şeyi görmez olmuş, hayatına devam edemiyorsun.” Her neyse devam ediyorum…

Yalnızlık ve stres hastalıklara kapı açar. 

Bizler arzuya değil arzulamaya aşığızdır. Arzulamanın yarattığı hisler hoşumuza gider. 

“Tekrar soruyorum sizi motive eden şeyler nelerdir?


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir